Kayıt OlKayıt Ol  AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Giriş yapGiriş yap  
En iyi yollayıcılar
tatlı_cadı (5429)
 
₪Kristal KéLébék₪ (4871)
 
sekercikkk (4079)
 
^zєאภєק ^๓єlєк (3635)
 
-'Mahmut (2981)
 
|»Ela«| (2833)
 
«Gizєм» (2346)
 
krissehrob (1585)
 
TaTLi_CaDi55 (1463)
 
|~Miné~| (1280)
 
.:: En Son Konular ve Cevaplar - Top 10 ::.
En Son Konular ve CevaplarKonuyu Başlatan Gönderme Zamanı
Cuma Tem. 17, 2015 9:38 am
Çarş. Tem. 25, 2012 12:46 pm
Perş. Ara. 22, 2011 8:11 pm
Perş. Ara. 15, 2011 1:01 pm
Ptsi Ara. 05, 2011 12:19 am
Paz Ara. 04, 2011 12:23 pm
Paz Ara. 04, 2011 12:22 pm
Paz Ara. 04, 2011 12:19 pm
Perş. Eyl. 29, 2011 10:24 pm
Çarş. Eyl. 07, 2011 5:56 pm

Paylaş | 
 

 20.Bölüm Replikleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
₪Kristal KéLébék₪
Erişilmez Üye

avatar


Kayıt tarihi : 06/04/10

Mesaj Sayısı : 4871

Nerden : |ÜİK.| < 3

Yaş : 21

İlgi alanları : ÜmitİbrahimKantarcılar | & | ÇakılTaşları

Durumunuz : 5'iBirYerdeyiGeriİstiyoruz.

Teşekkür Sayısı : 6315

Rep Puanı : 112

MesajKonu: 20.Bölüm Replikleri   Cuma Eyl. 17, 2010 9:32 pm

Buradan Paylaşalım lütfen.!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
^zєאภєק ^๓єlєк
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar


Kayıt tarihi : 12/07/10

Mesaj Sayısı : 3635

Nerden : Siirt

Yaş : 23

İlgi alanları : ﻮöภülçєlєภ,şเเг אคz๓คк,๓üzк ๔เภlє๓єк,Ŧยt๒๏l,๒ครкєt๒๏l...

Durumunuz : ภє ๏lรยภ เştєє เאเ๔เг

Teşekkür Sayısı : 4127

Rep Puanı : 71

MesajKonu: Geri: 20.Bölüm Replikleri   Ptsi Eyl. 20, 2010 9:34 am

Levent:Fikrimi merak etmiyor musun?
Murat:Hayır..
Levent:Bence Biraz fazla ileri gitmişsin..Yani sonuçta Hasret'in kötü bir niyeti yok
Murat:Bu konuyu konuşmak istemiyorum....Sen Hasretin bu piyanonun peşinde olduğunu biliyormuydun?
Levent:...
Murat:Tabi ki biliyordun
Levent:Peki ne olacak şimdi..Yani Hasret'le görüşmeye devam edeceksiniz dimi? Edecek misiniz?
Murat:(Elindeki cd'yi gösterir) Bunu dinledin mi?
Levent:Ya Murat bir soru soruyorum
Murat:Bende cevap vermiyorum
Levent:Nasıl ya bitti mi şimdi,Hasret bir daha bu eve giremiyecek mi?
Murat:O konu artık beni ilgilendirmiyor..Benim için kapandı
Levent:Kapandı!!
Murat :Ben mi yeterince açık söyleyemiyorum yoksa sen mi anlamıyorsun?
....
Levent:(Telefonla konuşur) Hasret hanım bugünlerde çok yoruldu.. Daha verimli bir röportaj istiyorsanız benden haber bekleyin..Tamam iyi günler sağolun
Murat:Bu kadar yoğunsunuz demek..Atlatmalar bile başlamış
Levent:İşim bu, sanatçımı korumam lazım
Murat: ???
Levent:Benimde yapabildiğim bu..Yani sana göre çerden çöpten işler...Sudan röportajlar,piyasa albümleri...Söylediğin gibi bir çöp yığınının tepesinde oturuyorum
Nakiye:Size karışık bitki çayı getirdim..Bunu içince sinir stres hiçbişey kalmıyormuş,herşeye iyi geliyormuş
Murat:Ben pek sevmem ama sinire ve strese iyi geliyorsa ver bakalım
Levent:Çok iyi yapmışsın Nakiş.Sanırım herkesin biraz sakinlemeye ihtiyacı var
Nakiye:Afiyet olsun



---

Gülnaz: Asret!! kız giyinmedin mi daha hala?...Çıkta bakayım
Hasret: (Gelir) Nasıl olmuş?
Gülnaz: Güzel de azcık rengi soluk mu ne?
Hasret: Soluk?
Gülnaz: Bak bak... (Askıdan bir elbise alır) Bak ablası bu nasıl?
Hasret: Abla o çok karışık değil mi?
Gülnaz: Yok nesi karışık,renkli ne güzel hııı?
Hasret: (Beğenmez)Yok

Hasret'in telefonu çalar, çekim için Levent'le konuşur,telefonu kapatır

Gülnaz: (Bir elbise seçer) Kız bak bu nasıl?Bu çok güzel bunu al
Hasret: Tamam abla ama bak ne olur bu son olsun geç kalcaz
Gülnaz: Tamam tamam son olsun canım benim de vaktim yok ki.. Adi çabuk..Asıl ben geç kalcam kahveyi açamıycam senin yüzünden..Adiii...

...Murat hoca merdivenlerden çıkar

Hasret: Murat hoca
Murat: Bakabilir misiniz?
Görevli: Tabi
Murat: Bu elbisenin aynını istiyorum
Görevli: Kaç beden
Murat: Small,36 beden
Görevli: Hemen getiriyorum
Murat: (Giden görevlinin arkasından seslenir) Aaa pardon ,e..hediye paketi olsun lütfen
Görevli: Tabi efendim
...
Murat: (Gülnaz'a doğru bakar)Gülnaz size iyi alışverişler
Gülnaz: Size de iyi alışverişler hoca
Murat merdivenlerden iner,Hasret arkasından bakakalır


---------



Murat: Sen ne yapıyorsun burda
Hasret: Fotoğraf çekimi için..Burda yapılacakmış...Sen?
Murat: Bir iki eşyam kalmıştı odada, onları almaya geldim..Nerde kullanılacakmış bu fotoğraflar
Hasret: Bilmem,Levent çekelim hazır bulunsun dedi
Murat: (Sırıtır) Levent...
Hasret: Neden Güldün?
Murat: Aklıma bişey geldi de
Hasret: Ne geldi?
Görevli: Hasret hanım hazırsanız başlayabiliriz (gider).

Hasret: Fotoğraf çektirmenin neresi yanlış söyler misin?
Murat: Yanlış değil.Mühim olan bu fotoğrafın kim tarafından ve nerede kullanılacağı..Önemli bir konserin afişindeki sanatçı olarak mı yoksa bir çengel bulmacada sorular resmindeki ünlü mü?...Ben sadece bunu merak ediyorum...Hadi bekletme..

Kapıdan çıkarken Hasret'e dikkatli bakar

Murat: Bu arada makyajın harika olmuş (ve gider)

_________________






zєאภєק ^๓єlєк & sekercikkk & tatlı_cadı
Crying or Very sad kalp Crying or Very sad ZeTuÇi Crying or Very sad kalp Crying or Very sad
Üçlü İttifak Grubu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ezeldizisi.forummum.com/forum.htm
|»Ela«|
Erişilmez Üye

avatar


Kayıt tarihi : 23/04/10

Mesaj Sayısı : 2833

Nerden : ankara

Yaş : 24

İlgi alanları : müzik dinlemek,kitap okumak,gezmek vs. :D

Durumunuz : idare ediyoruz işte :D

Teşekkür Sayısı : 2969

Rep Puanı : 26

MesajKonu: Geri: 20.Bölüm Replikleri   Ptsi Eyl. 20, 2010 5:23 pm

teşekkürler. Sırıtma
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
tatlı_cadı
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar


Kayıt tarihi : 30/04/10

Mesaj Sayısı : 5429

Nerden : MALATYA

Yaş : 24

İlgi alanları : Burak Özçivitt :)

Durumunuz : Fena Değil

Teşekkür Sayısı : 6001

Rep Puanı : 41

MesajKonu: Geri: 20.Bölüm Replikleri   Ptsi Eyl. 20, 2010 6:02 pm

SAol Sırıtma


Gülnaz bile farkında bazı şeylerin... "Anan söylememiş gerçeği sen Murat Hoca'ya kızıyorsun? Hasret'in Murat'a olan yersiz kırgınlığının, güven yıkılmasının nedenleri burada az tartışılmadı.
-Bu da Balçiçek'ten: "Kopra bu piyano ile Esnaf karısı Gülnaz'ı çalar akşamları"...
-Nesrin-Hasret kapışması giderek şiddetleniyor. Bunlar gelin-kaynana olunca kimbilir neler olacak?
Hasret: Piyano satılık değil. Piyano burda kalacak! Ama sahibi ne zaman isterse gelip alabilir? (Acaba Nesrin bu haberi Murat Hocaya götürür mü? Anlaşıldı Sadece Murat gelirse Hasret piyanoyu verecek.)
-Mahallede çocukların Nesrin'e saldırısı ve Nesrin'in böcek görmüş gibi kaçması...
Levent'in ısrarla Murat'ı sıkıştırması Murat'ın da bazı gerçeklerin farkına varması (Hasret'in piyanonun peşinde olduğunu sen biliyor muydun?)
-Murat'ın Levent'e kinayeli gülüşleri: Telefonda Hasret hanım çok yoğun derken, "Bu kadar yoğunsunuz demek?"
-Murat ile Levent arasında esen soğuk rüzgarlar ve araya giren "Stress ve sinirlere iyi gelen Nakiş çayı"
-Levent'ten iğnelemeler: "Herkesin biraz sakinliğe ihtiyacı var" (Nerede Murat ile Levent arasında ilk sezon izlediğimiz gerçek dostluk, Kankalık)
-Hasret'in Gülnaz'dan hesap sorması, Gülnaz'ın geçiştirmeleri "Piyanolu kahve pahalı olması lazım"
-Nesrin'in sinirle Hasret'in odasına dalması ve çekmeceleri boşaltması:" Hasret'e ait en ufak bir iz kalmayacak!" İyi güzel de Nesrin Hanım ya oğlunuzun kalbindeki izler, onları kim silecek...
-Murat-Nesrin dertleşmesi: "Sevilen bir evlat oldum, sevdin ama hiç anlamadın beni anne, Beni ben olarak düşün, Murat'ın isteklerinin arkasında dur" (Ne içten bir oğul isteğidir bu anasından, ama Nesrin bunu anlayacak kapasitede mi acaba?
-Çocuk Murat ve genç Nesrin fotoğrafı (Murat'ın çocukluğu da çok tatlıymış, çok canlar yakacağı o zamandan belli imiş).
Hasret, Kadriye, Gülnaz ve sessiz Saime masada.
Kadriye: ne olacak şimdi.
Hasret: Olacak bir şey yok. Ben burdayım, Murat Hoca orda, Görüşmeyiz de artık, Böyle biter gider, unutulur nolcak"
Kadriye: Otuz yıllık kocam kaçtı ben bu kadar üzülmedim.
Hasret'in umutsuzluğuna mı ağlayalım, Kadriye'nin deva olmaz yanıtına mı gülelim, şaştım kaldı.
Bu arada Hasret daha aşık kıvamına gelmemiş. Hala Murat Hoca diyor.


Levent ısrarla Murat'tan net yanıt almak istiyor:
"Kendi ellerinle bir pırlanta yaratıyorsun sonra da dönüp yüzüne bile bakmıyorsun. Hasret'in ne yaptığı, ne yapacağı seni ilgilendirmiyormu? Murat net bir yanıt vermiyor yine lafı dolandırıyor ama Levent bu kez lafı kestirip atıyor, biraz sonra yapacağı atılıma zemin hazırlıyor: "Yani Hasret artık seni ilgilendirmiyor"
Üzgün Murat'a moral deposu Nakiye'nin sütlacı, hem o Nesrin'den daha iyi anlıyor anlaşılmaz oğlunu, Bir de bol tarçınlı olsun (Tarçın da bol olunca o sütlaç nasıl yenir acaba sormadan edemedim)
-Nakiye bölümün en şansızı, konağı tek başına çekip çeviriyor, Ethem Bey durumu farkediyor (Bu bölüm Ethem beyin birinci olumlu faaliyeti, ikincisi az sonra) Nakiye zam beklerken başına Meltem belası geliyor.
-En güzel sahnelerden birisi: Hasret Murat özlemini piyanosu ile gidermeye çalışıyor. Tuşlarını okşuyor, başını kapağına yaslıyor ve her bir tuşa dokundupunda gözlerinin (ve bizim gözlerimizin) önüne güzel anılar geliyor, Bir tuş dank ve bir anı, Çok güzeldi. Arka fonda ise 19.bölümde duyduğumuz ve beni mest eden müzik. Yeşilçam filmlerini anımsatan müzik...
-Gece Murat Hoca kitap okuyor ve parmakları yandaki sehpada olmayan tuşlara basıyor.
İçinde Çalan Söylememiş Şarkılar, Adı HASRET.
-Levent vakit kaybetmeden gecenin bir yarısı mahalleye damlıyor, Hasret'i yemeğe götürecek (kız daha 1-2 saat önce masade değil miydi?)
Hasret'in heyecanı ve sorusu: "Murat Hocamı çağırdı? (kızım sen adam olmazsın, sabah adam seni kovmaktan beter etti, hemen çağırır mı? Onda katır inadı var, burnunu sürtecek, bu arada kendi burnu da sürtülecek)
-Levent'in hayal kırıklığı Hasret'ten beter (Yine mi Murat?). İstanbul 7 gün 24 saat açık bir yer, hem menajerinden ilk hediyesi de var, çok şık olmalı.
-Lüks restoran ve hepimizi şoke eden bir Hasret kılığı... Levent'in zevkine göre giydirilmiş bir Hasret (Şehsen ben Murat'ın zevkini tercih ederim)
-Şarap içen Hasret (kızım ne çabuk unuttun bu adam değilmiydi seni kasıtlı olarak şarhoş edip evden kovulmana neden olan?), evde videoda Hasret görüntülerini izleyen Murat...
-Mahallede ise Saimenin dert ortağı Gülnaz... (Hasret'in Saime ile barışması Murat ile barışmasına bağlı gibi duruyor. Yani önce Murat ile barışmalı. Murat Saime'yi en iyi anlayan ve Hasret'e en iyi anlatabilecek kişi. Anne-kızın arasını ancak o düzeltebilir)
-Yemekte suskun Hasret, Levent'in iltifatları, ama bu iltifatlara sanki çok alışkınmış gibi tepkisiz bir Hasret (bir de Murat iltifat ettiğinde gözlerinin içinin nasıl güldüğünü hatırlıyor insan).
-Hasret hala kimliğini sorguluyor: "Bu elbisenin içindeki mi gerçek Hasret çiçekli eteği ile pembe lastik terliğini giyen kız mı? Hangisi?"
-Levent kurnaz, bu geçiş dönemi, "Sen bu elbisenin içindeki Hasret'sin mahalledeki Hasret'i geride bırakacaksın" (Tabii diğer başka şeyleri de mesela Murat'ı).
-TV çekimi, dergi veya gazete röportajı mı olacak, Hasret'ten ilk soru "Murat Hoca'nın haberi var mı? O ne diyor?" (Yine mi Murat? Levent'in sabrı taşmak üzere, bu kızın 2 lafından biri Murat ile ilgili.
-"O senin işine karışmam dedi". "Madem Murat Hoca öyle diyor, sen onun da menajerisin öyle ise tamam".
-Murat'ın telefonları, Levent açmıyor: "Önemli biri değil" İlk ihanet mi? Kankalık nerede? Bitti herhalde!
Hasret hala üzgün: "zaman bazen en iyi ilaçtır". Hasret aynı konudan vazgeçmiyor: "Şimdi Murat Hoca müziği tamamen bıraktı mı?: Levent: "Yok, tam sayılmaz. Okuldaki derslerine devam ediyor"
Hasret içinde bir umut ışığı doğuyor: "Yani o zaman müziği bırakmanın içinde okul ve öğrenciler yok".
Levent pes etmiyor: "Daha doğrusu öğrencilerinin canına okumaya devam ediyor" (Neden arkadaşının aleyhine döndün birdenbire, o sana ne yaptı ki, sadece aşık oldu, hem de senden önce). Herşeyi bırakır ama öğrencilerini asla! Onun öğrencileri kıymetlidir (E Murat Hocam, Hasret'in suçu neydi o zaman o değersiz miydi ki onu hemen ilk hüsranda bıraktın?)
Hasret de konumunun farkında, terkedilmiş bir kedi gibi "Şanslılar" diyor, onun sınıfındaki öğrencilerden biri olmayı planlayarak.

Ertesi gün, Gülnaz'ın Saime'yi kıskanması (zavallı Saime, kızı ile doğru dürüst konuşamadı bile, dizinin en mutsuzu şimdi o, Murat bile ondan daha şanslı çünkü en azından o Hasret'in kendisi ile ilgilendiğini, piyanoyu onun için aldığını, peşinden koştuğunu biliyor. Ama evladına sarılamayan onu teselli bile edemeyen bir anneden daha mutsuzu olamaz).
-Bu arada Nesrin'in gardrobu da bayağı şıklaştı. Ayda Hanım acısını belli etmeden süper bir oyun sergilemeye devam ediyor.
-Hasret ve Gülnaz'ın alışveriş sahnesi ve benim bu bölümdeki en favori sahnem, Mağazada karşılaşma..
-Murat arabası ile giderken taksiden inen Hasret ve Gülnazı görüyor, Eh karizmatik, cool hocam, tipik Higgins bu kızla ilgilenmiyor ya, ne hikmetse arabadan inip aynı mağazaya gidesi geliyor.
Onları daha doğrusu Hasret'i camların ardından izliyor, telefonda Levent ile konuşan Hasret'i duyabiliyor mu bilmiyorum ama bu kızı adım adım takip ediyor hocam.
Hasret ile Gülnaz aynı anda Murat'ı farkediyor,Hasret'in donup kalması, kırılgan bir sesle "Murat hoca" demesi, Murat'ın Hasret ve Gülnaz'a dönüp başı ile varla yok arası bir selam vermesi, tezgahtardan small beden yani 36 numara giysiyi istemesi, hem de hediye paketi olacak. "Gülnaz size iyi alışverişler" (Hasret'e bir selamın da mı yok Hocam, bu kadar da süründürülmezki bir insan). Bu giysiyi kime aldı acaba, güzelmiş de. "Kime alırsa alsın onu mu düşüneceğiz" diyen Hasret, ama kararsız Murat'ın ardından, elindeki giysi de olmadı sanki, Murat'ın aldığı daha mı güzel ne? Aklı onda kaldı. Bu Murat Hocamın zevki Levent'inkine de çiçekçi kızın zevkine de benzemez. Daha rafine, klasik ve masumdur. Kışkırtıcı olmadan seksidir.
-Kadir yine Yıldız ile takılıyor, ama kız da dayıyı merak ediyor, bu kız da hocama gönül koydu? (Talibi yok denen hocama bakınız dizideki tüm dişiler ona doğru meyletmeye başladı, aman Balçiçek uzat dursun!)
-Mahalleye gelen Levent (onu artık burada sık sık görecekmiyiz yoksa, ona kalsa ilk fırsatta Hasret'i bu mahalleden uzak bir semte taşınmaya ikna eder ama göreceğiz). "Bugün yeni bir dönemin başlangıcını yapıyoruz. Yıldızımız ışıl ışıl parlayacak"
-Fotoğraf çekilecek stüdyoda Hasret tedirgin: "Burası Murat Hocanın değil mi? (Tabii Hasret stüdyoyu basmıştı, şu koltuğa Murat'ın babasına verdiği paraları atmamış mıydı, 6 ay önce Murat onu evden kovduğunda).
-Yok Murat burada sadece çalışıyor, artık gelmez...mi acaba, ama geldi işte. Aynı gün 2. farklı yerde Murat Hasret karşılaşması...Allahın işine bakın.
-Murat eşyalarını alacak, camın arkasından önce Levent'i görüyor, ne işi var burada, öçnce anlamıyor, ama Hasret içeri girince her şeyin farkına varıyor. Murat-Hasret konuşması, Murat'ın "Levent" diye anlamlı gülüşü, neden gülüyor "Aklıma birşey geldi de".
-"Fotoğraf çektirmenin nesi yalnış" anlamıyor Hasret, "Yanlış değil, önemli olan o fotoğrafın önemli bir konser afişinde mi yoksa ünlülerin adının sorulduğu bir çengel bulmaca damı yer alacağı" (İlahi Murat Hocam, ben çengel bulmacaları çok severim, demek oradaki fotoğraflar bu stüdyoda çekiliyormuş).
Odadan çıkarken Murat'ın son sözü, o alaylı gülüşü ile "Bu arada makyajın harika olmuş" (Hasret'i bilmem ama benim aklıma 15.bölüm geldi. Hasret'in Murat'tan ikinci öpücüğü koparmak için Balçiçeğin aklına uyup makyaj yaptığı Anjelik saçlı hali, o sahne Hasret'in ellerine tutuşturulan "Şeker Portakalı" ile sonlanmıştı. Bu da hüsranla bitti, ama espri güzeldi).
-Hasret çekimlerde, Murat Hoca ise stüdyoya ne aralık geri dönmüş, kitabını mı unuttu?
Yoo, Hasret'i izleyecek camın ardından. Gizli Aşık,gizli ajan gibi. Camın arkasında Murat, duvara sırtını dayamış Murat ve karşılarında poz veren dünya güzeli HASRET. İki erkek de o kadına aşık, gözlerinde hayranlık dolu bakışlar, Çok güzel bir kare daha.
-"Profil dur" diyor Levent ve Hasret'in omuzlrından tutuyor, Murat daha fazla kalamıyor, sanki ben herşeyi anladım der gibi camın arkasını terkediyor.
-Murat başka bir odada Cdlerini topluyor, Hasret belli ki çekim bitince Murat'ı aramış, eliyle koymuş gibi buluyor (Kolay değil ikisi de birbirlerini arıyor ister istemez, diğerinin olduğunu bildiği mekanı kolay kolay terkedemiyor).
-Hasret konuşmak istiyor ama Murat'ın acelesi var "6 ayını verdiği Hasret'e 5 dakikasını veremez mi?" Hasret TV çekimleri, röportajlar konusunda Murat'ın fikrini merak ediyor, ama artık onun düşünceleri önemli değil. Hasretb Levent'in iteklemesiyle bir düzeneğin parçası olacak artık. O düzenekte yapılan şeyler kendi içinde doğru (Ya Murat için doğru mu?). Hasret belki o düzeneğin parçası olmadan da yapabilir. "Hayır o istemese de düzen onu bir yere koyacak, Çamurun içine girip hala kirlenmeyeceğini düşünüyorsa yanılıyor, Fikrini sordu o da söyledi". İşte hepsi bu.
-Murat gitti, Hasret ve Levent çekilen fotoğraflara bakıyorlar. Dalgın Hasret "Murat Hoca burdaydı", Levent tahmin edebiliyor
"Bir sürü saçmasapan şey söyleyip aklını karıştırdı değil mi? Ya onun söylediklerinin aklını karıştırmasına izin vereceksin yada onu dinlemeyeceksin" Levent yine kestirip attı, peki ya Hasret'in kalbinin sesi ne diyor, Levent bey?.

Hasret'in canlı yayın heyecanı, Levent sakinleştirmeye çalışıyor, "Konsantre olsun yeter, zaten konserde de aynı şeyi yapmıştı" "Aynı şey değil Murat Hoca da oradaydı" Yine Murat, artık birazcık da olsa Levent'e acımaya başladım. Kızın neredeyse her cümlesi Murat ile ilgili." İsterse canlı yayına Murat'ı da çağırsınlar"Yok gerek yok, hem en kötü ne olabilir ki?
-Murat okulda, Nevren (papara yiyen kızın adı imiş) Hocamdan özel ders istiyor, Kolay mı Nevren Hanım hocanın öğrencisi olmak, Hasret'ten sonra kimseye ders falan vermez Hocam. Ama ne zaman isterse ona yardım edecek. Murat'ın ardından bakan hayran öğrenci gözleri, bu kız da mı hocama yanık (Bu kızlar da ne mazoşist ya rabbim, öçnce Hasret şimdi de bu kız, kendilerine bağıran Hocalarına aşık olan şaşkınlar).
-Canlı yayın, en güzel kısmı: "Sizi keşfeden biri mi var" sorusunun yanıtı, "Çok değerli biri, Müziğin ne demek olduğunu bana o öğretti. Şarkı söylemenin aslında nasıl bir his olduğunu onun sayesinde öğrendim. Sadece müzik için yaşayan eşsiz biri" (Hayır Hasret artık senin için de yaşıyor)
-Spiker "Bu kadar övgüyü günümüzde çok fazla kişi haketmez. Bahsettiğiniz kişi Murat Turalı olabili mi?
-Hasret'ten gururlu bir gülümseme "Evet, söylediğiniz kişi, yani Hocam, bana müziği öğreten, sahneye çıkaran, her şeyi yapan o"
-Spiker "Murat beyin sihirli bir değneği falan mı var?
-Hasret " Hayır, sihirli bir değneği yok. Sadece müzik konusunda sınırsız bilgisi var. Tek yapmanız gereken kendinizi ona teslim etmek ve onun kalbindeki müziği hissetmek. Ben de öyle yaptım" Hasret'in bu konuşma şekline biz de Murat gibi alışığız ama ya Levent o şoke oldu, böyle içten sevgi dolu, aşık sözleri duyunca...
-Biri daha şoke oldu, Nesrin: "Neler diyor duyutormusun? Resmen Murat üzerinden kendi reklamını yapıyor".
-Ethem bey, dizinin başından beri ilk kez Hasret'in yanında yer alıyor ve benim kalbime giriyor. "Nesrin, bu kız samimi konuşuyor. Belki de Murat haklı, gerçekten biz bu kızı tanıyamadık".
-TV programı sonrası Levent resmen Hasret'e çemkiriyor (bu çok kullanmadığım ama buraya çok uygun bir deyim). "Murat!tan o kadar çok bahsetmen yalnış algılanabilir. Geçmişinden de çok bahsetme" ama Hasret sadece gerçekleri söyledi, ne hissediyorsa onu söyledi. "Ama piyasada sadece kendini düşüneceksin, İlgiyi sadece kendi üzerine çekeceksin. Canlı yayına ilk kez katılıyor, zamanla bu kuralları Hasret de öğrenecek (hocanı, sevdiğini, sana emek verenleri, mahalleni,aileni unut, vefa bir semt adıdır, sen sadece kendini düşün, sonra yıldızın sönünce de tek başına dostsuz bitsin yaşamın bir huzurevi köşesinde)Ama o zaman dek Levent'in dediklerini yapmalı Hasret ve Murat'tan bu kadar fazla bahsetmeyecek, tamam mı?, Murat'tan öğrendiklerini kullan ama geride kalanları değil önündekileri düşün onlara bak. Murat artık geçmişte kaldı"
Hasret bu sözlerin ne kadarını uygulayacak, Bence hiçbirini, Levent'in piyasa kuralları bizim Çiçekçi kızımızın üzerinde geçmez.
-Murat eve geldi, Nesrin köpürüyor yine, Murat'ın adını canlı yayında söyledi bu kızi ne hakla, onun adını kullanıp kendine prim yapmaya çalışıyor. Murat şaşkın, ama bunlar onu hiç ilgilendirmiyor? Sahi mi Hocam, biz de inandık!
-Levent Hasret ile mahallede vedalaşıyor ve son bir öğüt daha, tam Levent'çe: "Hiçbir şey düşünme ve hemen yat uyu" (Tercümesi; Murat'ı artık düşünme, biran önce onu unut)
-Gece, karanlık odaya hırsız gibi süzülen Murat, televizyonu açıyor ve Hasret'in söylediği o güzel sözleri dinliyor dudaklarının ucunda küçük bir gülücük, gözleri ise daha büyük bir coşkuyu yansıtıyor her zamanki gibi, Hocamın ağzı çöl ise gözleri şelale, çağıl çağıl akıyor. O aşikar böyl sözlerine Hasret'in, Şuşi yerken, Sapanca'da göl kenarında, otelde Hasret bunlar gibi nicesini söyledi ona. Ama olsun bu şekilde milyonlara duyurulmasının da gizli bir gururu vardır içinde.
-Hasret evde tedirgin, "İnşallah Murat Hoca kızmaz söylediklerime" gözleri bir an 2 gündür bir tebessümü, 2 kelimeyi çok gördüğü annesine Saime'ye kayıyor, Araları iyi olsa eskisi gibi Saime'yi kahya olarak bildiği zamanlardaki gibi onu şu anda en çok onun sözleri teselli edebilirdi, en iyi o bilirdi Murat'ın Hasret ile ilgili hislerini ve tabii Hasret'in Murat'a olan ilgisini. Ama bu teselliye daha zaman var. Önce Murat ile barışmalı, o Saime ile aralarını düzeltecek.
-Uyuyan Hasret ve gece uykusunda kızının saçını okşayabilen bir anne... Bunu anne olan anlar ancak...
-Bu hikayenin 2 kurbanı var. Saime ve Murat. Yanlış anlaşılan veya anlaşılamayan, kendilerini anlatamayan bu nedenle acı çeken ve çektiren 2 kişi. Öykülerini ne zaman anlatacaklar acaba?
Sabah kahvaltıda annesinin yaptığı yumurtayı, bardağa koyacağı çayı bile reddeden Hasret. Üzerinde Murat Hocanın zevkine uygun giysisi. Saime evde yanlız kaldı yine.
Hasret minibüste nota çalışıyor, Murat ise okula gidecek, ama Levent'e yakalandı. Levent'ten sanki bir itiraf: "Dün gece canlı yayını izledi mi? Murat'tan yalan "Hayır" Levent açıklama yapıyor, Hasret ondan ve aldığı eğitimden bahsetti, şimdi Murat yanlış anlar, Reklam falan sanır, bunlar Levent'in fikri değildi, Hasret kendiliğinden söyledi o sözleri" Murat biliyor zaten "Sağolsun"
-Arabada Murat'a yetiştirilen gazeteler, Murat odasında görüyor, Levent ile Hasret'in yemekteki o samimi pozunu. Artık Levent'in foyası ortaya çıktı peki bu olayın masum kurbanı Hasret? Onun hakkında ne düşünecek Murat Hoca? Yine esip savuracak mı kıskançlıkla, yoksa daha bir kabuğuna mı çekilecek bir salyangoz gibi?
Ama düşünmeye vakti yok, ders başlamak üzere, hızla sınıfa giriyor, arka sıralara bir bakıyor ki ne görsün üzerinde onun da aldığı siyah elbisesiyle Hasret. Gazete haberinin kızgınlığı ile "Senin ne işin var burada" diyor. "Ben de dersinize katılmak istiyorum" diyor yine öğrenci sesiyle konuşan Hasret.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ezeldizisi.forummum.com
^zєאภєק ^๓єlєк
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar


Kayıt tarihi : 12/07/10

Mesaj Sayısı : 3635

Nerden : Siirt

Yaş : 23

İlgi alanları : ﻮöภülçєlєภ,şเเг אคz๓คк,๓üzк ๔เภlє๓єк,Ŧยt๒๏l,๒ครкєt๒๏l...

Durumunuz : ภє ๏lรยภ เştєє เאเ๔เг

Teşekkür Sayısı : 4127

Rep Puanı : 71

MesajKonu: Geri: 20.Bölüm Replikleri   Ptsi Eyl. 20, 2010 7:06 pm

|»Ela«| demiş ki:
teşekkürler. Sırıtma



rica ederim...

çiğdemim sen CANSELİMin kağıdınımı aldın Mad
senaryoyu hepsini eklemişsin teşekkürler Mad

_________________






zєאภєק ^๓єlєк & sekercikkk & tatlı_cadı
Crying or Very sad kalp Crying or Very sad ZeTuÇi Crying or Very sad kalp Crying or Very sad
Üçlü İttifak Grubu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ezeldizisi.forummum.com/forum.htm
 

20.Bölüm Replikleri

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 

 Similar topics

+
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gönülçelen Dizisi Fan Sitesi :: .:: Gönülçelen Dizisi ::. :: Replikler-
Buraya geçin:  

Forum Saati Çarş. Kas. 21, 2018 1:43 am .

Powered by Gönülçelen Fan Sitesi
Copyright ©2010 - 2011

Gönülçelen Dizisi Fan Sitesi©




"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." Hz.Muhammed (S.A.V).'' 2010 '' www.gonulcelen.forumotion.com '' 2011 ©
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog